TÜRKİYE CANIM FEDA
  REKLAM
 
<
  CanOFFİCAL CanOFFİCAL CanOFFİCAL CanOFFİCAL CanOFFİCAL CanOFFİCAL
FORUMA GİR SOHBET ET
Resim 2'ye ait açıklama
Resim 3'e ait açıklama
Resim 3'e ait açıklama

Karacaviran18 | Kurşunlunun Sanal Merkezi

Tarihimiz

Kurşunlu Tarihi

 
Çankırı iline bağlı bir ilçedir.İlçemizi Çankırıya bağlayan 2 adet yol mevcut olup, İl merkezine uzaklığı Ilgaz ilçemiz üzerinden 83;Korgun yolundan 53 kilometredir. Kurşunlu 1944 yılında ilçe olmuştur.

Uluslararası D100 karayolu içinden geçmekte olan Kurşunlu'nun kuzeyinde Bayramören ve Kastamonu İli, doğusunda Ilgaz ve Korgun güneyinde Şabanözü ve Orta, batısında Orta, Atkaracalar ve Bayramören ilçeleri vardır.


Kurşunlu ilçe merkezi; Beşpınar, Cömertler, Çal, Erenler, Hacıbekir, Kale, Kalekapu, Müslüm, Yenimahalle, Yeşilmahalle mahalleleri olmak üzere on mahalleden oluşur.


 

 
 
 
 

Köylerimizin eski adı-yeni adı

 



         BELDELER                                                                                                                             





 

 
 
 
 

Tarihçesi

 


 

 
 
 
 

TARİHİ

 


Kurşunlu merkezi eskiden yalnız ufak bir kale etrafındaki köylülerin ibadet yapabilmeleri için bir kilisesi olan küçük bir köyden ibaretti. Bugünkü Kurşunlu kalesi diğer adıyla ANDINATA kalesi Bizanslılar zamanında yapılmış ve günümüze kadar gelebilmiş bir harabe halindedir. Kentin ilk kuruluşu kale içindedir. Bizanslılardan sonra Anadolu ya gelen ve bu bölgeye yerleşen Türk boylarından COMARTLAR ve YAZIR boyları buranın gelişmesine neden olmuşlardır. KARACAVIRAN köyü olarak bilinen Kurşunlu’nun, 17.yy. a kadar fazla anılmayan bir yerleşim birimi olduğunu Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Kurşunlu’dan bahsetmemesinden anlıyoruz. 17.yy.da Kurşunlu; Ören, Comartlar, Aharcık, Ömer, Sülüklü, Ebceler köyleri birleştirilerek Kurşunlu adını almıştır. Bu tarihten önce KARACAVIRAN köyü, o zaman kadilik olan Melan kadılığına bağlı idi. 1882 yılında Kurşunlu bucak merkezi yapılarak Çerkes ilçesine, 1912 yılında ise Ilgaz ilçesine bağlanmıştır. Cumhuriyet döneminde 1944 yılında 4642 sayılı kanunla ilçe statüsüne kavuşturularak Çankırı il merkezinin bir ilçesi olmuştur. Ilçenin tarihi, Orta Anadolu tarihine paralel olarak çok eskilere dayanır. Bilinen tarih Bizanslılara ait olan ANDINATA kalesi ile başlar. Ilçenin iki yakasını birleştiren taş köprünün Bizanslılar tarafından yapıldığı, Bizans ve Osmanlılar tarafından tamir gördüğü bilinmektedir. Köprü Karaköprü olarak anılır. Selçuklu döneminden kalma bir camii ve çok eski geçmişi olan bir HAMAM vardır. Milli mücadele sırasında bölgede bozguncu eylemlere girişen ANZAVUR çetesine karşı verilen savaşımlara KURSUNLU halkı da katıldı ve KUVA-YI MILLIYE safında yer aldı. Refet Paşa komutasındaki orduya katılan Kurşunlu halkı, Yozgat da çıkan ÇAPANOGLU ayaklanmasını bastırmak üzere cepheye giderek savaşın kazanılmasında önemli rol oynadı.                                             


 

 
 
 
 

YAZILI TARİH

 


HITITLER : Iç Batı Karadeniz ile Çankırı yöresinde 1947 yılında Türk Tarih Kurumu adına yapılan kazı ve araştırmalarda IÖ 2000 ile tarihlenen Orta Tunç Çağı ve Son Tunç Çağı yerleşmeleri ortaya çıkarıldı. Bölge de rastlanan ilk büyük Höyük ILGAZ’ da Kastamonu-Çankırı Tosya ve Kurşunlu yollarının (Ilgaz Dörtyol) kesiştiği noktadaki SALMAN Höyüktür. Aynı yörede bir başka höyük C.C.BURNEY in “Km. 208” adını verdiği Höyüktür. Salman Höyük’ ün doğusundaki bu höyük de de aynı dönem ORTA TUNÇ ve SON TUNÇ ÇAG çanak çömlekler bulunmuştur. Bu iki höyük dışında ÇANKIRI’ nin batısında DÜMELI höyügü de aynı dönemle tarihlenmektedir.


I. Mursil (IÖ 1620-1590) tarihinde ilk kez ANADOLU BIRLIGI’ ni kuran Hitit kralıdır. Bu dönemde Devrez Çayı (KUMMESMAHA) yöresinin en önemli yerleşme merkezlerinden biri TILIURAU’ dir. Bu kent ortaya çıkarılamamıştır. Ama KARACAVIRAN- Kurşunlu yakınlarında bulunduğu sanılmaktadır. TILIURA, Mursil’den sonra kral olan HANTILIS döneminde terkedilmiştir. Bu durumu HITIT IMPARATORLUGU (Yeni Hitit Devleti) dönemi krallarından III. Hattusil den kalma bir tablet şöyle dile getiriyor. “TILIURA Kenti Hantilli nin gününden beri boştu. Babam Mursil, onu yeniden yaptırdı, ama oraya iyice yerleşme sağlayamadı. Oraya silah ile yendiği NAMRA ları yerleştirdi. Sonradan (Çiftçi olan) Tiliura’nin eski sakinlerini çekip aldım ve ben majeste onları geri getirdim ve onları yeniden TILIURA’ ya yerleştirdim.” III. Hattusil döneminde Hitit Devletinin kuzeyinde oturan ve sürekli akınlarıyla tedirginlik yaratan KASKALAR’ la HITIT-KASKA sınırında yer alan TILIURA kentinde anlaşma yapıldı. Bu anlaşmada yer alan maddeler ÇORUM- Bogazköyde ortaya çıkarılan bir tabletten öğrenilmiştir. III. Hattusil, Tiliura ve sınır bölgesinin çevre yerleşmeleriyle yaptığı bu anlaşmada HANTILIS ın eski krallık döneminde KASKA lar için bazı yasaklar koyduğundan söz eder, Buna göre; Kaskalar devrez çayını geçmeyeceklerdir. Daha öncede belirtildiği gibi, Mürsil döneminde yeniden kurulmuş olan ama yerleşmenin tam sağlanamadığı bu kent Kaskalar ile yapılan bu anlaşmadan sonra yeniden canlandı. Anlaşma Hitit halkinin buraya yeniden yerleşme koşullarını içermekteydi. HIÇBIR KASKA LI ASKERIN YA DA YURTTASIN BU KENTE GIREMEYECEGI, GIRERSE SUÇ ISLEMIS SAYILACAGI VE CEZALANDIRILACAGI belirtilmekteydi. HITIT HALKINDAN BIR KISI, KASKA ÜLKESINDEN BIR ESIR ALIRSA, BU KENTE GETIRMEDEN KENT DISINDA KÖLE OLARAK ÇALISTIRILABILECEKTI. ÇOBAN, ÇIFTÇI VE KÖYLÜLERIN KASKA HALKIYLA GIZLI BIR ANLASMA YAPTIKLARI TESBIT EDILIRSE, CEZALANDIRILACAKLARI DA belirtilmekteydi.


IÖ 1200 lerde Yunanistanın kuzeyinden gelerek TRAKYA dan geçen ve MISIR kaynaklarında “Deniz Kavimleri” olarak adlandırılan EGE GÖÇ KAVIMLERI Hitit devletinin yıkılmasına neden oldu.


Öte yandan ilçemizinde bulunduğu bölgenin kuzeyinde oturan KASKALAR da doğuya çekilerek mezepotamya nin


kuzeyindeki dağlık yörelere yerleştiler.IÖ 1100 lerde PAFLAGONLAR,



IÖ 650 lerde KIMMERLER-LIDYALILAR
IÖ 546 larda PERSLER
IÖ 126 larda PONTUSLAR
IS 5 yilinda ROMALILAR

Ve Roma topraklarının doğu ve batı olarak ikiye ayrılmasından sonra ilçemiz Dogu Roma (Bizans) topraklarının içinde ve egemenliğinde kalmıştır. Bölgemizin Bizans dönemindeki tarihi oldukça karanlıktır. Ancak 1082 de TÜRKLER in bölgemize gelmesiyle Bizans etkinliklerinin kırılmaya başladığı görülür. Türklerin bölgeye gelmeden önceki Bizans devrinden siyasal yönden bilgimiz olmasa da yazıtlardan ve basılan sikkelerden bilgimiz olabilmektedir.



IS 1082 de SELÇUKLULAR
IS 1200 lerde ÇOBANOGULLARI
IS 1310 da CANDAROGULLARI
IS 1464 ‘lü yıllarda da OSMANLI YÖNETIMI ne giren ilçemiz ve yöremizin Osmanlının dönemine ait geçiş döneminden bazı bilgiler vermek istiyoruz.

XVI. Yüzyılın ortalarında bozulmaya başlayan Ekonomik yapı ile birlikte artan toplumsal devinimler ANADOLU’ nun öbür kentleri gibi ÇANKIRI ‘yi da etkilemiştir. XVI. Yüzyılın ikinci yarasında ortaya çıkan bir başka önemli sorunda besin maddelerinin darlığı olmuştur. Bu darlık nedeniyle özellikle 1574, 1575 ve 1576 yıllarında büyük sorunlar ortaya çıkmıştır. 1574 de Anadolu nun çesitli kentlerine ZAHIRE MÜBASIRLERI yollandı. Bunlar beylerbeyleri ve sancak beyleri ile birlikte zahire satın almakla görevlendirilmişlerdi. Halkın tohumluk ve yiyecek gereksiniminden fazlası o günkü fiyat üzerinden toplanacaktı ama bu yöntem etkili olmadı. Genellikle halkın elindeki alınırken yörede etkili kişilerin zahirelerine dokunulmuyordu. Ayrıca RÜSVET, önemli bir sorun olarak ortaya çıkmıştı. Bu dönemle ilgili bir belgede ÇANKIRI SANCAGI nda Kadıların, Naiplerin ve Zahire Mübaşiri olan Çavuş un halktan zahire yerine rüşvet topladığı bildiriliyordu. Bu dönemde toplumsal açıdan önemli bir olayda devlet görevlilerinin devlete karşı çıkarak, etkili oldukları yörelerde başına buyruk bir yönetim kurmalarıdır. Bunlarin basinda timarli sipahiler geliyordu.


Örnegin;


Çankırı Sancağına bağlı KURŞUNLU kazasında baba oğul her ikisi de Tımarlı Sipahi olan Mehmet ve Murat adlı kişiler, Tımarlı olmalarına karşın rüşvetle SUBASI olmuşlardır. Bu kişiler yasal olmayan bir biçimde halktan para topluyorlardı. Bu durum karşısında dayanma gücü kalmayan halk durumu ISTANBUL’ a bildirmiş, ayrıca öbür kazalardan da kurullar yollanmıştı. Verilen emirde Sancak Beyi’nin, MILAS, KURSUNLU ve ÇERKES kadıları ile birlikte bu iki zorbayı denetlemesi istenmiştir. Yollanan emir gereği üç kadı ile Çankırı Sancakbeyi, Kurşunlu da tımarlı sipahi Mehmet ve Murat‘ı yargılamaya başladılar. Bu tür davalarda, çevreye “davası olan gelsin” denilerek haber vermek gelenekti. Bu haber üzerine kalabalık bir şikayetçi topluluğu Kurşunlu’ ya geldi. Bu arada olayı duyan diğer Tımarlı Sipahilerde toplanmışlardı. Bunlar davacılara saldırarak, Mahkemeyi bastılarsa da büyük bir tepki ile karşılaşınca Kurşunlu’dan kaçarak canlarını kurtarabildiler. Sancak Beyi, Kadıları da razı ederek davayı açtırmadı. Bunun üzerine ISTANBUL bu önemli davanın görülmesi için ANKARA ve SIVRIHISAR kadılarını görevlendirmek zorunda kaldı. 1647 yılında SARAY’ ın icraatına karşı çıkan ALI PASA önce KÖPRÜLÜ MEHMET PASA ve daha sonraları da IPSIR PASA ile KURSUNLU-Atkaracalar arasında ve ÇERKES in Bedil köyünde savaşmışlar. ALI PASA savaşta aldığı yaralar sonucu ölmüş, kafası kesilerek saraya gönderilmiştir. XVIII. Yüzyılda Osmanlı Imparatorluğu idarecileri zevk ve sefaya düşerler. Anadolu da çapulcular türemiş, şehirleri yakıp yıkmış ve eşkiyalık yapmışlardı. Bu eşkiyalar, bölgemizdeki Ilgaz, Isıkdağı ve Ovacık tarafını sığınma yeri olarak kullanmışlar. Bu eşkiyalardan biri olan EGRI AHMET Ovacık ilçesi Ordu köyünden bir ağanın oğlu olup savastan kaçmış ve üç sene müddetle ÇERKES ile KURSUNLU köylerine baskınlar düzenlemiş, Jandarma ve köylülerin canlarına kıymıştır. Eşkiyalığı 1924 yılına kadar devam etmiştir. Bir çatışma esnasında KURSUNLU nun Köpürlü köyünde yaralanmış ve aldığı yaralar neticesi geldiği Orta ilçesi Kalınca yaylasında hainliğinin bedelini canıyla ödemiştir. UNUTMAYALIMKI 1914 ÇANAKKALE SAVASINDA 38 inci Alayın hemen hemen hepsi ÇANKIRI’li ve KURSUNLU’ luydu. Bu vesile ile VATAN UGRUNA SEHIT düşen ve bu gün hayatta olmayan Gazilerimizi de rahmetle anıyoruz. Ilçemiz kuzey deprem fay hattında bulundugundan, zaman zaman meydana gelen depremler neticesi toprak üstü eserler bozularak toprak altına gömülmüş, doğal etkenler ise Hitit ve Roma eserlerinin bu güne kadar ayakta kalmasını önlemiştir. Ancak ilimiz merkez ve çevresinin tarihi eserlerinin toprak altında yatmakta oldugu bir gerçektir.


 

 
 
 
 

Nüfusu

 


 

 
 
 
 

Kurşunlu ilçe merkezinin nüfusu yıllara göre nüfusu:

 



2009 4.200
2000 10.875
1997 4.200
1990 10.800
1985 7.010
1980 6.678
1975 6.562
1970 5.175
1965 3.068
1960 2.501

 

       
  Reklam  
  Link Takas   Link Takas
  Link Takas   Link Takas
  Link Takas   Link Takas
Copyright 2010-2011 Karacaviran18.tr.gg | Kurşunlunun Sanal Merkezi | Tüm Hakları Saklıdır! Designer by: Kadir Emre Parlak [EmPa]
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=